
BEHÇET KEMAL'İN ARDINDAN
İsmet İnönü:
«Behçet Kemal Çağlar’m ölümü haberi ağır bir sarsıntı gibi
yüreğime çömüştür. İnsanoğlunun
dayanamayacağı zannolunan
büyük acılara sonunda boyun
eğdiğini Behçet Kemal Çağlar’da bir daha tecrübe ettim.
Şimdi düşünerek kaybımızın önemini söyleyeceğim:
Behçet
Kemal Çağlar, her niteliği ile
bir Cumhuriyet evlâdıdır. Teni
gençliğin aşkını ve iradesini benimsemiştir. Atatürk’ten ayrıldığımızdan beri geçen 31 yıl içinde
Atatürk’ü ve eserlerini savunmaktan
bir gün geri kalmamış
olan bir örnektir. Başlı başına bir âlemdi. Politikaya sığmadı. Başına buyruk olarak vatandaşlara,
hepimize kutsal bir
yeni kuşak anlayışını dile getirdi.
Behçet Kemal Çağlar’ı nesiller
boyunca dünkü gibi taze olarak
hatırlayacağız. Geniş yüreğinin
sınırsız devrim aşkının etkilerini
benliğimizde duyacağız.
Aziz Behçet Kemal, çağlayarak
yaşadın ruhlarımızda senin çağlamanın muzaffer seslerini daima
taşıyacağız.»

Fazıl Hüsnü Dağlarca:
«Behçet Kemal Çağlar'ı yitirmekle, Mustafa Kemal devriminin
yürekli, inançlı bir eri daha aramızdan ayrıldı.
Yaşadığı süre içinde ahlâk örneği olmuştur. Şiirin halka
ulaşması yolundaki çabaları da devrimin halka ulaşması çabaları
yanında büyük bir değer taşır. Böylece şiirimizdeki yeri de,
devrimimizdeki yeri de yaşıyacaktır,.»

Melih Cevdet Anday:
«Behçet Kemal Çağlar adı, bana
Atatürk döneminin ilginç bir
aşamasını düşündürür. Kazanılan büyük zafere ve cesur devrimlerin
başarısına karşın, eski
kuşaklar çoğunlukla, ya sessiz
durmayı yeğliyorlar, ya da Osmanlıdan
kalma yapmacık ve özsüz
bir methiyecilik yolunu tutuyorlardı.
İçinden çıktığı çevreyi
çok iyi bilen Atatürk ise,
yeni Türkiye’ye gerçek inancın
genç kuşaklarda bilinçleneceği kanısındaydı. İşte bu dönemde,
genç bir Anadolu çocuğu, Cumhuriyetin
ve devrimlerin yaratıcısı Atatürk için alışılmamış
bir içtenlikle yazdığı coşkun şiirlerle
ortaya atıldı ve kısa zamanda
ün kazandı.
Sonra onun Atatürkçülük yolunun
çeşitli alanlarında emek
harcadığını izledik. Sık sık halkın
karşısına çıkmanın kimi çevrelerde yadırgandığını herhalde
bile bile, Çağlar, ulusal günlerin
kutlanmasında olsun, Halkevlerinde
olsun, başkalarının çeşitli
nedenlerle boş bırakmayı yeğledikleri
bir yeri, kolay konuşma
ve kolay yazma yeteneğiyle doldurmakta
direnç gösterdi, önemli b!r dönemin anısıdır Çağlar.»

Yaşar Nabi Nayır:
«Aynı yılda doğmuşuz Behçet Kemalle. Aşağı yukarı aynı
yıllarda başladık şiirimizi yayınlamaya.
1933 - 1946 arası ikimiz
de devamlı olarak Ankarada
bulunduk. O zamanlar pek
dar imkânlar içinde Halkevleri
çalışmalarına ne coşkunca umutlarla
katılmıştık.
Sanat anlayışımız zamanla değişti ama Atatürk devrimlerine
ve ilkelerine bağlılık yolunda
hep yanyana, ön safta savaştık.
Bu saf ne kadar kalabalık ne
kadar güçlüydü Ankaranın o
destansı günlerinde. Sonradan
türlü ihanetler, nankörlükler,
döneklikler seyrekleştirdi safımızı. Ama Behçet, her zaman
en önde, o ilk günlerin heyecanı
içinde, var kuvvetiyle haykırdı
ülküsünü, kalabalıkları coşturan o gür sesiyle görev başındaydı hep. Yıllar o ülkünün
ateşini söndürememiş, delikanlı enerjisini tüketememişti. Atatürk
devrimlerinden bile bile
verilen tâvizlerin, kalleşçe ihanetlerin
yarattığı korkunç
geriye gidişin pek çoğumuzun
üzerinde bırakmış olduğu ağır
etkiyi, hiç duymamışçasına enerjisini, iyimserliğini korudu sona
kadar. Dalların yemyeşil
gürbüzlüğü içinde, genç bir çınar gibi dimdik ayaktaydı.
Nasıl
yıkılıverdi birden? Ne beklenmedik
bir devriliş oldu bu!
Cumhuriyet Bayramına beş
gün kala... Belki de 10 Kasımda
kürsü kürsü koşarak haykıracağı
imanlı konuşmalarının hazırlığı içinde olduğu bir sırada ne hazin bir göçüştür
bu!
1936’larda bir gün halkın şairi
olarak çıktı ortaya. Halkın
şairi olarak kaldı sonuna kadar.
Ne sevdiği halka ihanet
etti, ne de hayran olduğu Ata’nın yolundan saptı bir santim.
Tuttuğu yol da gerçekten halk
yoluydu, uygarlık ve insanlık
yoluydu. Bütün bu yanlarıyle
saygımıza, sevgimize hak kazanır
Behçet Kemal.»

Baki Süha Ediboğlu:
«Doğan Nadi’ye döktüğümüz
göz yaşlan daha kurumadan
Behçet Kemal’i de kaybettik...
Arka arkaya mersiye yazmak
- Tanrının gücüne gitmesin -
biz dostları, biz dirsek dirseğe, baş başa çalışan arkadaşları
için ne acı ne tahammül edilmez
bir kader, ölümün zâlim
kıskacına o sıcak, o sevgilerle
dolu kalbini kaptırmadan bir
gün evvel, Stüdyo’dan çıkıp
Radyo’daki odama gelmiş:
— Yarınki konuşmamı yaptım,
Kemalettin Kamu ile Necdet
Rüştü’den söz ettim, evde
dinlersin, fena olmadı, demişti.
Ayakta duruyordu. Her zamanki
gibi canlı, gözleri pırıl
pırıl, yüzü hayat dolu idi. Yine
her zamanki gibi sert, güçlü
elini uzattı:
— Hadi Allahaısmarladık, bir
işim var, ben gidiyorum, Pazartesi
görüşürüz, dedi.
Halâ elimde elinin sıcaklığı
duruyor.
Behçet’in heyecanlarla, sevgilerle,
vefalarla dolu bir kalbi
vardı. Her işi çabuk tutar, en
zor ödevleri keskin ve kıvrak
zekâsiyle şaşılacak bir acelecilik
içinde tamamlardı. Şâirllği de öyleydi. Ölümü de öyle oldu. Bu dünyadan elini ayağını çekmek üzere gittiği hastanedeki yatağında ancak sekiz
saat kaldı.
Atatürk ve devrimler şairi
idi. Ölümü ile konferans salonları,
onbinlerin doldurduğu
meydanlar, radyo mikrofonları,
okul kürsüleri derin bir öksüzlük
içine gömüldüler.
Yürekten konuşur, yürekten
severdi, Çağlar, Büyük Atatürk’ün bize bıraktığı canlı bir hatıraydı.
Şairliği, çok yönlü kişiliği
üzerinde daha sonra, daha geniş
yazmak üzere şimdi susuyorum.
Kolay değil O’nu toprağa
vermeden birşeyler yazmak...
dedim ya, daha sıcaklığı
var elimde elinin...
»

Adnan Öztrak:
«Behçet Kemal Çağlar, beş yıl
önce TRT kurulurken, onun ilk
yönetim kurulu üyesi olmuştur.
Kısa bir süre sonra da yönetim
kurulu başkanlığına seçilmiştir.
Bu sıfatları ile TRT’ye hizmetleri
büyüktür.
Edebiyat âleminde kendisine
verilen (Ulusal Şair) vasfını, bü
tün bir ömür boyu, adım adım
kazanmış bir şairimizdi.
Bahçet Kemal Çağlar milliyetçi
idi. Onun şiirlerindeki ulusal gücü, sesi ve ülkücülüğü ilk sezen
Atatürk olmuştur.
Behçet Kemal Çağlar hürriyetçi
idi. İnsan hak ve hürriyetlerinin
savunucusu idi. Milletimizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması
isteği ve hasreti, onu coştururdu.
Onun bu özellikleri, bütün
şiirlerinde temel yapıyı teşkil etmiştir.
TRT Yönetim Kurulu üyesi ve
Başkanı olarak yaptığı hizmetlerde,
şahsiyetinin bu nitelikleri
her fırsatta belirli olmuştur.
İnsanlık ve uygarlık âşığı milli şairimize rahmetler dilerim.»
Cumhuriyet Gazetesi, 27 Ekim 1969 Taha Toros Arşivi, 001515144006
 ŞİİRLERİ
| | | | | |