ANGELA DAVIS
Güzel olduğunu söylemeye gelmedim.
Biliyorum, güzelsin.
Ama konu bu değil şimdi,
konu ölünü istemeleri.
Kafatasını istiyorlar, Angela,
Jackson'ın, Lumumba'nın kafatasları gibi,
Büyük Şefin çadırını süslemek için.
Ve biz
gülüşünü istiyoruz senin.
Değiştireceğiz kin duvarlarını
havanın saydam duvarlarıyla,
çektiğin acıların çatısını
bulutların, kuşların çatısıyla,
başında nöbet tutan gözcüyü
elinde kılıç tutan melekle.
Nasıl da yanılıyor cellatların, Angela!
Sert ve ışıltılı bir dokudan yaratılmışsın,
paslanmaz bir atılımdan;
güneşlere, yağmurlara karşı koyarsın,
rüzgarlara, aylara,
karşı koyarsın fırtınalara.
Düşler vardır hani,
o düşlerde can verir zaman
ve boyuna türküler yaratır,
sen o düşlerin parçasısın.
Aşktan söz etmeye gelmedim buraya,
seni sevdiğimi söylemeye gelmedim,
seni tutkuyla istediğimi...
Ah, konu bu değil şimdi.
Güçlüsün, dirençlisin, bunu söyleyeceğim,
yapışırsın boğazlarına, kırarsın kafalarını
seni diri diri yakmak isteyenlerin,
ülkenin güneyinde bir direğe bağlayıp,
kor kesilmiş bir direğe bağlayıp,
yapraksız bir meşe ağacına bağlayıp,
güneyde alev alev bir çarmıha bağlayıp
seni yakmak isteyenlerin boynuna sarılırsın.
Beceriksiz bir düşman bu.
Kendi sesiyle bastırmaya kalkıyor senin sesini,
ama biliyoruz hepimiz
yalnız senin sesin çınlıyor şimdi,
bir dinamit gibi patlıyor gecede,
tutuklanmış bir şimşek gibi çakıyor,
göklere yükselen bir alev gibi,
ışığında zencileri gördüğümüz,
yırtıcı tırnaklarıyla zencileri,
ve yoksul insanları, öfkeli insanları gördüğümüz
bir yıldırım gibi düşüyor sesin.
İçinde yaşadığım o gerçekleşmiş düşten,
kararlı insanların yanından,
bu azgın ama dostça denizin kıyısından,
yırtıcı dalgalara bakarak rıhtımda,
bağırıyorum, sırtına biniyor rüzgârın sesim,
o büyük rüzgâr götürüyor sesimi,
benim rüzgârım, babamız Karaipler.
Adını söylüyorum, Angela, bağırıyorum.
Kavuşturuyorum ellerimi, yalvarmak için değil,
yakarmak için değil cellâtlarına,
alkışlamak için seni,
tutmak için elimde senin ellerini,
güçlü ellerini, o güçlü ellerini,
senin olduğumu bilmen için Angela!
Nicolas Guillen ( 1902 - 1989 )
( Küba )
Çeviri: Ülkü Tamer
Çağdaş Latin Amerika Şiiri Antolojisi, S. 115-117
Bu şiiri sesli izlemek için tıklayınız.
|