GÜCENİK

ben mavi dumanları severim yoksul bacalardan sokaklara garip bir türkü gibi yayılan diye yaz: tanırım seni ayazın devriye gezdiği tan uykularında düşlerin sararır yüzün mor dağlara düşer kendine gücenik tanrıya bakarsın çocuklar omuzlarından sarkmış başlarında yanık sargıları dur bekle biraz: bileyim seni anılarda hıçkırıkların tutuşur gülüşmelerin avlusunda senin ağzın yetim yanarsın dilsiz kerem yüreğin şişer dağ olur biri anlasa dersin ellerinin sürekli konuşan çaresizliğini sakla: görürüm seni kızın geceleri günlük tutuyor kalemleri öpücük dolu kocan ekmek dilimleri gibi bölmüş kendini sofralara susarsın dünya bir nar gibi çatlar parmaklarında yeşeren yaprakla: bilirim seni ben mavi dumanları severim sönmüş ocaklardan göğe saldıran eksilir odaların yumuşaklığı ay acıyla sokulur pencereye boşalır çerçevesi resimlerin çocukların yüzleri kalır geriye bohçanı toplarsın yıllar içinde aşklar içinden: sorarım seni. 1995

Hidayet Karakuş
( 1946 - )

Ateş Mektupları, S. 49-51

Şiiri şairin sesinden dinlemek için tıklayınız.





ŞİİR PARKI