KASİDE 2
1. Bu şehr-i Stanbul ki bî-misl ü bahâdır
Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır.
1. Bu İstanbul şehri benzersizdir ve paha biçilemez;
bir taşına bütün Acem memleketi fedadır.
2. Bir gevher-i yektâdır iki bahr arasında
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır.
2. İki deniz arasında bütün bir cevherdir,
cihanı aydınlatan güneşle tartılsa layıktır.
3. Bir kân-ı niamdır ki onun gevheri ikbâl
Bir bâğ-ı İremdir ki gülü izz ü alâdır.
3. Bir nimetler madenidir ki, onun cevheri ikbaldir;
bir İrem bahçesidir ki, değerlilik ve yükseklik onun
gülüdür.
4. Altında mı üstünde midir cennet-i a‘lâ
El-hak bu ne hâlet bu ne hoş âb u havâdır.
4. Güzel (yüksek) cennet onun altında mı, üstünde midir
Doğrusu bu ne hal, bu ne hoş su ve havadır?
5. Her bağçesi bir çemenistân-ı letâfet
Her gûşesi bir meclis-i pür-feyz ü safâdır.
5. Her bahçesi bir güzellik çimenliği,
her köşesi bir feyiz ve safa meclisidir.
6. İnsâf değildir onu dünyâya değişmek
Gülzârların cennete teşbîhî hatâdır.
6. Onu diinyaya değişmek adil değildir,
onun gül bahçelerini cennete benzetmek yanlıştır.
7. Herkes erişir anda murâdına onunçün
Dergâhları melce-i erbâb-ı recâdır.
7. Orada herkes muradına erişir, onun için
dergahları (kapıları) ricacılar sığınağıdır.
8. Kâlâ-yı ma‘ârif satılır sûklarında
Bâzâr-ı hüner ma‘den-i ilm ü ulemâdır.
8. Çarşılarında bilgi kumaşı satılır,
onun hüner pazarı bilim ve bilgin madenidir.
9. Câmî‘lerinin her biri bir kûh-ı tecelli
Ebrû-yı melek andaki mihrâb-ı du‘âdır.
9. Camilerinin her biri Tanrının göründüğü bir dağdır,
oradaki dua mihrabı melek kaşıdır.
10. Mescidlerinin her biri bir lücce-i envâr
Kandîlleri meh gibi leb-rîz-i ziyâdır.
10. Mescitlerinin her biri bir ışıklar denizidir,
kandilleri ay gibi ışıkla doludur.
11. Ser-çeşmeleri olmada insâna revan-bahş
Germâbeleri câna safâ cisme şifâdır.
11. Kaynakları (çemeleri) insana hayat vermede,
hamamları cana safa, vücuda şifadır.
12. Hep halkının etvârı pesendîde vü makbûl
Derler ki "biraz dil-beri bî-mihr ü vefâdır."
12. Bütün halkının tavırları seçkin ve makbuldür;
derler ki: "Güzeli biraz şefkatsiz ve vefasızdır".
13. Şimdi yapılan âlem-i nev-resm-i safânın
Evsâfı hele başka kitâb olsa sezâdır.
13. Şimdi yapılan yeni usul safa aleminin
vasıfları hele başka kitap olsa, uygundur.
14. Nâmı gibi olmuşdur o hem sa‘d hem âbâd
İstanbula sermâye-i fahr olsa revâdır.
14. Adı gibi o hem kutlu, hem bayındır olmuştur,
İstanbul'a iftihar sermayesi olsa layıktır.
15. Kûhsârları, bâğları, kasrları hep
Gûyâ ki bütün şevk u tarab zevk u safâdır.
15. Dağları, bahçeleri, köşkleri hep
sanki bütün neşe ve şenlik, zevk ve safadır.
16. İstanbulun evsâfını mümkin mi beyan hiç
Maksûd heman sadr-ı kerem-kâra senâdır.
16. lstanbul'un niteliklerini anlatmak hiç mümkün mü?
Maksat hemen lütufkâr (eli açık) sadrazamı övmektir.
(.....)
17. Ey sadr-ı keremkâr ki dergâh-i refîin
Erbâb-ı dile kıble-i ümmîd-i recâdır.
17. Ey lütufkâr sadrazam ki yüksek dergahın (kapın)
gönül sahiplerine istek ve ümit kıblesidir.
18. İdın ola ikbâl ü sa‘âdetle mübârek
Günden güne ikbâlin ola gün gibi zâhir.
18. Bayramın talih ve mutlulukla kutlu olsun,
mevkiin günden güne güneş gibi görünsün.
19. Sadrında seni eyleye Hak dâim ü sâbit
Hep âlemin ettikleri şimdi bu duâdır.
19. Tanrı seni sadrazamlığında sürekli ve sabit kılsın,
herkesin ettiği şimdi hep bu duadır.
20. Ey sadr-ı cihan-bân ede Hak devletin efzûn
Kim devletin erbâb-ı dile lûtf-ı Hudâdır.
20. Ey cihanın sahibi sadrazam Tanrı gücünü arttırsın,
ki senin yönetimin (iktidarda oluşun) gönül
sahiplerine Allah'ın lûtfudur.
21. Ez-cümle Nedîmâ kulun ey âsaf-ı zî-şân
Müstağrak-ı lutf u kerem ü cûd u atâdır.
21. Ey şanlı sadrazam özellikle Nedim kulun lûtfuna,
keremine, cömertliğine ve bahşişine gark olmuştur.
NEDİM
Not: Bu kaside Sadrazam İbrahim Paşa ıçın yazılmıştır.
Bütünü 28 beyittir. Yukarıdaki parça, "nesib","girizgah",
"dua" bölümlerinden alınmıştır.
Divan Şiirinde Üç Büyükler 3 - Nedim,
Cevdet Kudret, S. 24 - 26

|