NASIL DOĞUYORSA ÇÖLDE PALMİYELER

Nasıl doğuyorsa çölde palmiyeler Nasıl bitiyorsa tuzlu denizlerin kıyısında gül, İşte öyle acılarımdan çıkıyor şiirlerim, Gürültülü, tutkulu, kokulu. Nasıl, denizlerin, yeşil dalgaların üstünde Yelkeni yırtılmış, direği kırılmış, yamacı Yırtıcı suya açılmış, Rüzgarlarla öfkeli savaşının ardından, Gururlu gemi sürdürüyorsa yolculuğunu. Dehşet! Dehşet! Dünyada ve denizde Yalnızca gıcırtılar, taşkın öfkeler, sisler ve gözyaşları var; Ve koparılmış tepeler boşlukta dönüyorlar; Ovalar ve göller taşkın ırmaklar olmuş Denizlere dökülüyorlar. Kalabalık bir denizci halk Rahatça doldurur her uçurumu. Gökyüzünde yıldızlar sönüyor; Dönen, gölgede sarsılan rüzgarlar Kaçıyor, açılıyor ve birbirlerine çarparak, Çatırtıyla yuvarlanarak, Dağların çukurlarına düşüyorlar; bulutlarda Yıldızlar çıldırmışlar, alev saçıyorlar birbirlerine. Ve sonra, gülüyor güneş; toprakta ve denizde Rahat bir düğün aydınlığı parıldıyor Ah! Bu zorlu fırtına bolluk getirsin, arıtsın! Mavi gökyüzünden, dev tüllere sarınmış iniyorlar Dizginsiz rüzgârların parçalanmış paltoları Yüce fırtınada hırpalanmış. Ve iyileştikten çok sonra da Hâlâ kırmızı kalır her yaranın dudakları. Ve şimdi onu bir beşik yumuşaklığıyla sallayan dalgalarla Bir çocuk gibi eğlenmeye, oynaşmaya koyulur gemi.

Jose Marti
( 1853 - 1895 )


( Küba )

Çeviri: Okay Gönensin

Jose Marti, Şiirlerinden Seçmeler, S. 52-53





ŞİİR PARKI