UÇUN KUŞLAR
İnsandır suda akan, yaprakta yeşil, gülde kırmızı,
Zorlu bir dal gibi eğleniriz de fırtınalarla,
İnce bir sızı birden, bastırır kırar kollarımızı.
Ve bir akşam kuşlar gibi
elimizden uçup giden mutluluk,
bir sabah ebemkuşaklarının altından dörtnala gelir.
Yaşayalım çocuklar,
Her şey bizimdir..
Bir giysi örtüsünde buldum ben bu yedi satırı,
İpek ipliklerle işlenmiş buldum
Bozkırda yüzükoyun bir Hitit kasabası,
Yedi renk ipek satır, yedi bülbül yavrusu,
Vurmuşlar anasını da kalmış yavrusu.
Bir sürgün ozan yazmış vaktin birinde,
Bir gençkız ipeklemiş onu örtüye,
Yedi renk ipek iplik, yedi bülbül yavrusu.
Ak örtüde yedi satır, gökkuşağı iğrisi,
Bu yalnızlık, bu sürgün, insan olmak acısı.
Aldım yedi yavrucuğu, koydum buraya.
Yedi bülbül yavrusunu verdim anaya
Yaşıyor mu bilmiyorum o sürgün ozan,
Yaşıyorsa bilsin diye o sürgün ozan,
Bir gün çıkıp gelsin diye o sürgün ozan,
‘Uçun kuşlar’
‘Uçun kuşlar’
Koydum adınıBen bu şiirin
Ben miyim sürgün ozan, kardeşim mi o gençkız
İ'leri yıldız yıldız, ü'leri yıldız yıldız
İşleyen o kardeşim
Kimbilir nerde yalnız!
Bir giysi örtüsünde yedi bülbül yavrusu
Yedi satır, yedi renk, gökkuşağı iğrisi
İçer içer ağlar biri şimdi uzakta
Bu bir sınıf acısı
Hasan Hüseyin Korkmazgil ( 1927 - 1984 )
Oğlak, Bütün Şiirleri 2, S. 95-96
|