DÜNYA'YA DAİR
I
İşte böyle bu dünya;
yarısından çoğu su,
yusyuvarlak, tostoparlak;
velakin yaşamak,
ne toprak, ne su;
yaşamak başka şey,
yaşamak güzel.
Masallarında şehzade,
denizlerinde kaptan;
rüyalarına sahip olabiliriz.
Gün-güneş cıvıl cıvıl,
karınca kaderinde;
nazar boncuğu bereketimizin,
masmavi bir gök yerliyerinde.
Kuşun haysiyeti başka,
bir başka baharın;
vaz gelip geçmek mümkün olmuyor,
cevrü cefasından, nazından yarin.
Su diyoruz akıyor,
sel olup umman olup;
acıksak, ekmek desek,
yürüyor orman olup;
başaklar üstümüze,
nasıl nankör geliriz;
nasıl inkar ederiz,
duracak gözümüze.
İşte ümit, işte arzu;
işte can, işte ecel;
kendine güven sade;
sev sevebildiğin kadar,
bil bilebildiğin kadar.
Miami'de mehtap toktur üç öğün,
işte boğaz, üstünde yerin, altında göğün;
işte beyaz yelkenli;
yükle düşünceni, yükle gemini;
Adalar, Çanakkale
ve sonra açık deniz.
Ve işte Bursa;
şeftali lezzeti, ayva sarısı;
Karabük, işte fırın, taze ekmek kokusu;
işte ümit, işte arzu.
İşte komşu kızı, işte baldızın;
kendine güven sade,
gönlün gani olsun, sevmek iste;
sev sevebildiğin kadar,
bil bilebildiğin kadar;
işte can, işte ecel;
meydan senindir kafadar,
ve dünya güzel.
Yarı ilah, tam insan;
ve rakipsiz saltanatında dünyamızın,
bizimdir dağlar, bizimdir ferman;
yeter ki ayrılmasın ayağımız topraktan.
(1. 10. 1945)
II.
Dağları var;
ardı arzu, ümit dolu;
kimlerle geçer bilinmez
üstlerinden samanyolu.
Dağların ardından Ay doğar,
Ay ışığında okunur
şeftali baharı mektuplar.
Şeftali baharı mektuplarda
öyle yazar ki, sevda:
"ağaçlar kalem olsa
ve deryalar mürekkep"
âteşinden katre kelâm olunmaz
Zülfü teliyle yazılır yârin
encâmı âşıkın, çâre bulunmaz.
Ol sebepten alınmıştır
onbeş sene zından göze;
ol sebepten söylenir
türküsü hapsanenin:
Yandan akar çeşme,
kan dolar gözler;
verem olunur.
Ve sonra kavuşmalar
rûzi mahşere kalır
Bu yüzden düşer dağlara yollar;
bu yüzden kâfir,
bu yüzden mümin,
şair olunur bu yüzden.
Dile gelir bağlamalar,
teller ses verir;
diyâr diyâr Hikâyeyi Kerem söylenir.
Otuziki diş pahasına Kerem,
- Âşık Kerem, Dede Kerem, Pîr Kerem -
Aslının dizinde yatar şâd olur
ve gurbet icad olur.
(Yeryüzü, 15.12.1951)
Niyazi Akıncıoğlu
( 1919 - 1979 )
I. Umut Şiirleri, S. 119-121
II. Umut Şiirleri, S. 130-131
|
|