YARADANA MEKTUPLAR


Birinci Mektup 1. Yıldızların, çivilediğin yerdeler, Bulutların, eksik olmasınlar, Hep ayni minval üzere, senden gelip sana giderler. 2. Güneşin böler günlerimizi Bir portakal gibi ortasından ikiye Yarısını kulların yer, yarısını geceler. 3. Denizlerin senin elinle doldurduğun kasede çalkalanmaktadırlar, Ne bir damla artmış, ne bir damla eksilmişlerdir. 4. Dağların bizim ayağımıza çok bol geldi; Onları bir defa bile giyen olmadı. Daha dün elinden çıkmış gibi hepsi yepyeni Şimdilik eskiyen bir şey varsa ömrümüzdür! 5. Sorup duruyoruz: Niçin nüfus kütüklerinde her gün yeni bir isim, Kitaplarda yeni bir kahraman? 6. Biz ölen ağaçları yontup Gemilerimize direk yaparız Bizim canlarımızı alan acep onlarla ne yapar? 7. Saksılarda hep aynı karanfiller açıyor Tanrım. Niçin, biz bir defa doğuyoruz? 8 Toprağında hep aynı lezzet, Hep o kahrolası, o çıldırtıcı, o obur bereket; Yedi kat yerin dibinde hep aynı muamma, aynı kasvet, aynı hüzün. Ve hep aynı meyve, aynı dilimler, aynı hediye gündüzün Başımızın üstünde aynı bulutlar. Ve hep o külâh gibi kulaklarımıza kadar geçirilen gökyüzün. Toprakta aynı başak, aynı buğday, aynı taneler Bize her gün yeni bir beşik, yeni bir ömür Sana göz bebeklerimi gönderiyorum, Âdem Babamıza götür Zahmet olmazsa, onları kafatasındaki boşluğa taksın; Şöyle evire çevire bir baksın Ve söylesin sana intibalarını. Bunlar aynı gözbebekleri değil Tanrım! Toprakta aynı başak, aynı buğday, aynı taneler Fakat bu gözbebekleri neler gördü, neler gördü, neler!... 9. Hüvelbaki diyerek el pençe divan duruyor, Lâhid lâhid, servi servi, nöbet bekliyoruz. Sık dokuyup, ince eliyoruz. Şaka bertaraf Ömürlerimizi birbirine ekleyip sana doğru geliyoruz.

Bedri Rahmi Eyüboğlu
( 1911 - 1975 )

Dol Karabakır Dol, S. 13-14





ŞİİR PARKI