ÇINAR ÖMRÜ
Ne sonbahar
Ne kıştı
Bir çınar kurumuştu,
Ne suyunu kestiler
Ne üstüne gölge düştü,
Çınar ayakta ölmüştü,
Ne yaprakları sarardı
Dalları kırılmış gibi
Ne gazel döktü,
Sanki heybetli gövdesi üşümüştü,
Çınar, beş yüz yıldan
Bir yıl az
Sadece bir yaz
Daha az
Yaşadı,
“Amma da yaşadı ha”
Yaşadı
Uzaya, uzaya,
Bu gecenin sabahı
Çınarın ölüm günü,
İlk filizinden
İlk yaprağından başlamıştı,
Asırlarca yaşadı bu ölüm
Çınarın dallarında
Gövdesinde, yaprağında,
Bir an bile
Bir gün bile
Ayrılmadı çınardan,
Çınar duymasın da bunu
Ölüm kesti filiz filiz
Yaprak yaprak
Budak budak yolunu,
Bu kış, anlayan olmadı
Çınarın kuruduğunu
İlkbaharda gördüler ki,
Dalları uyanmadı,
Yapraklar yeşermedi,
“Çınar uyudu mu ne”
Günler geçti
Ne dallarında sarı püsküller salındı
Çınarın
Ne gölgesi serildi, çimene
Nakış nakış
Geride kalmıştı
Zemheri kılıçlı kış
İlkbaharda gördüler ki
Çınar kuruyup ölmüş
Bir gece fırtınadan
Dal dal dökülmüş,
Ne boyundan şikâyeti vardı
Çınarın
Ne yücelikten,
Çınar, beş, on insan ömrü
Dört yüz doksan dokuz yıl
Yapraklandı
Sallandı
Ağır ağır ırgalandı,
Sessiz ve sakin öldü
İhtiyarlıktan,
Ne meydan gölgesi kaldı
Ne narin, hafif yelden
Bestelediği nağme,
Titrek fısıltıları
Ve acısı kaldı
İnsanların kalbinde,
Çınardan
Hazin, bir de hatıra kaldı
“Nasıl da serin gölgesi vardı”
Dediler,
Nice koyun kuzu
Altında yatardı”
Dediler
“Nice nağmeler gelirdi ona
Kuşlar kanadında”
Dediler,
Çınar gitti
Gönüllerde acısı
Yeri kaldı
Dudaklarda, han çınarın
Bahar nağmeleri kaldı,
Elli yıl olsun, yüz yıl olsun
Nice asırlar olsun
Ömrün bir ilk günü
Bir de son günü var,
Beş yüz yıldan, bir eksik
Yaşadı çınar
“Amma da yaşadı ha”
Fırtınada kasırgada
Eğilmedi,
Acizlik, korku nedir
Bilmedi,
Yaşadı çınar gibi
Dalları çetir çetir
Gölgesi meydan, meydan,
Biraz daha yaşaydı
Böylece yaşayacaktı
Kökü toprağa bağlı
Ağırbaşlı
Çınar gibi
Müdrik babalar gibi,
Gitti sessiz sedasız
Yazık, acısı dolaştı
Dudak dudak
Çınar öldü,
Dediler
“Keşke bir yıl daha yaşasaydı”
Ondan geriye
Arzular kaldı,
Dibinde kaynayan
Bir pınar kaldı,
Çınar ömrü gibi
Olsun isterdim, ömrüm,
Uzun yaşadığı için mi
Hayır,
Bir ömür ki
Hatıralarda acısı, izi kalsın
Başka ömürlerden çok,
Bir ömür ki kimseye
Zahmet vermemiş olsun,
Bir ömür ki
Hiç şikâyet etmemiş
Kimseye baş eğmemiş olsun
Bir ömür ki
Hem yokuşu şerefli
Hem sabırlı, inişi,
Bir insan ömrü
Kişi ölümü, kişi.
Resul Rıza ( 1910 - 1981 )
( Azerbaycan )
Çeviri : İmdat Avşar
Gecenin Suskun Nağmesi,
Seçilmiş Şiirler, S. 122-124
|