GÜZELLİK

Hiçbir suret ve çehre, Sadi'ye Hoş gelmemişti böylesine: Bir tek zarafet, taşlar misali uyumayan, Parıldayıp gezinen, ortadan kaybolan. Güzellik kovalardı onu nereye gitse Göğün bulutunda, fırtınada, ateşte. Şair bir bakış savururdu göle, beslenirdi Kınlan bir dalganın yeşimden ışıltısıyla; Fırlatırdı çakılları suya Dinlerdi çıkan sesi, anın ezgisini. Çoğu kez çınlardı ona yüce bir tını Selamlayan kutuptan, onu çevreleyen kuşaktan. İşitirdi yerküreden ve göklerden Kimseye duyulmayan bir sedayı. Yeryüzü sarsılırdı düzen içinde Denizler kabarıp akardı masalsı ahenkle. Tutkunun ininde ve kuyusunda elemin Görürdü o, güçlü Eros'un mücadele ettiğini Güneşi doğurmak, laneti çözmek için Ve ışığı yollamak için, sınırlarına evrenin. Böyle aşk yolunda geçirirken günlerini Adanmış bir tapınmayla, hor görerek övülmeyi, Görecektiniz, dil dökerdi ona nasıl da boş yere, Herkesten çalan İhtiras ve aldatıcı Tamah! Yaşamaktansa bir tek ekmek uğruna, o, Düşünürdü ölmenin hoşluğunu, Güzellik yolunda. (*)

Ralph Waldo Emerson
( 1803 - 1882 )


( Amerika Birleşik Devletleri )

Çeviri : Aytek Sever

(*) Şiirde adı geçen İranlı şair Sadi Şirazi, Emerson'ın ideal şairlerinden biridir. Burada Emerson kendini Sadi ile özdeşleştirmiştir.

Yaşamın İdaresi, S. 220-221





ŞİİR PARKI