SABAH EZANINDA

Allah-ü Ekber... Allah-ü Ekber... Bir samt-ı ulvî: Gûyâ tabiat hâmûş hâmûş eyler ibâdet. Allah ü Ekber... Allah-ü Ekber... Bir samt-ı nâlân: Gûyâ avâlim pinhân ü peydâ, nevvâr ü muzlim; etmekde zikr i Hallâk'ı dâim. Allah ü Ekber... Allah-ü Ekber... Bir samt-ı ulvî: Kalb-i tabîat, bir samt-ı nâlân; Rûh-i avâlim, etmekte zikr-i Hallâk’ı dâim, etmekde rağşân rağşân ibâdet.

Tevfik Fikret
( 1867 - 1915 )

Rübâb-ı Şikeste ve Diğer Eserleri, S. 358


SABAH EZANINDA

Tanrı uludur... Tanrı uludur... Bir yüce ıssızlıkta doğa, Sessiz sessiz tapınır sanki. Tanrı uludur... Tanrı uludur... İnler ıssızlık: Sanki evrenler Bir gizli, bir açık, bir ışıklı, bir karanlık Söyler durur bengisel Tanrı’yı. Tanrı uludur... Tanrı uludur... Bir yüce ıssızlık: Yüreğidir doğanın İnler ıssızlık: Evrenlerin özü Söyler durur bengisel Tanrı’yı Tapınır durur titreşimlerle.

Bugünkü Türkçe ile, Tevfik Fikret'in deyişine bağlı kalarak söyleyen:

Ceyhun Atuf Kansu ( 1919 - 1978 )

Taha Toros Arşivi, 001508513006


ŞİİR PARKI