Kuzeydoğu Anadolu'nun, özellikle Erzurum coğrafyasında dilden dile dolaşan "Sarı Gelin" türküsü, kökeni çok eskilere dayanan hüzünlü bir aşk hikayesine sahiptir. Türklerin büyük bir kolu olan Kıpçaklar, diğer kavimler tarafından "sarışın" anlamına gelen "Kuman" adıyla veya benzer kelimelerle anılmıştır.
Hikayeye göre, Sarı Gelin, eski çağlardan beri Çoruh ırmağı boyunda yaşayan Hristiyan bir Kıpçak beyinin kızıdır. Erzurumlu bir delikanlı, bu sarışın Kıpçak kızına gönlünü kaptırır. Araştırmacı Faruk Kaleli'ye göre, türkü, Erzurumlu delikanlı ile sarışın Kıpçak kızının Erzurum ve yöresinde yaşadığı bu imkansız aşktan doğmuş ve böylece dilden dile yayılmıştır.
Ne yazık ki ne delikanlının ne de kızın ailesi bu aşka rıza göstermez ve sevenlerin evlenmesine şiddetle karşı çıkarlar. Ancak aşkına kızdan karşılık bulan delikanlı, sarışın güzel kızı kaçırmaya karar verir ve bunu başarır. Kıpçak beyinin adamları iki kaçağın peşine düşer ve uzun bir takibin ardından onları yakalayarak delikanlıyı öldürürler. O günden beri bu yürek burkan hikaye halk arasında dilden dile dolaşır.
Türkü, bir Dadaş türküsüdür ve merhum Faruk Kaleli bu türküyü derleyerek bugünkü haline getirmiştir:
SARI GELİN
Erzurum çarşı pazar
Leylim aman aman leylim aman aman
Leylim aman aman sarı gelin
İçinde bir kız gezer
Hop ninen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim
Elinde divit kalem
Leylim aman aman leylim aman aman
Leylim aman aman sarı gelin
Katlime ferman yazar
Hop ninen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim
Palandöken yüce dağ
Leylim aman aman leylim aman aman
Leylim aman aman sarı gelin
Altı mor sümbüllü bağ
Hop ninen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim
Seni vermem yadlara
Leylim aman aman leylim aman aman
Leylim aman aman sarı gelin
Nice ki bu canım sağ
Hop ninen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yârim
