YARİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN?


Yıl 1929... Kayseri'nin Büyük Bürüngüz Köyü... Güz güneşi sarı sarı ikindi vakti mor dağların ardına süzülürken, köyün çeşme başında elinde su testisiyle sıra bekleyen kızlar arasındadır Gül Kız... Dudakları gül kırmızı, teni bembeyaz, endamına ve yürüyüşüne ise kelimeler yetmez. Gülünce güller açtığı için ona hep "Güllü" derlerdi.

Kayseri'nin her köşesinden şırıl şırıl çeşmelerin aktığı, sokaklarından İvriz'in sularının dolaştığı, yemyeşil ağaçlarının gökyüzünü sakladığı, kışın sıcacık, yazın ise buz gibi taştan evleriyle "Büyük Bürüngüz" köyünün en yakışıklı genci ise Fötr Ali'dir. Genç ve yakışıklıydı ama hafif eğik taktığı fötr şapkasını hiç başından çıkarmazdı; lakabı da buradan gelirdi. Bir elinde otuzüçlük tespihi, belinde köstekli saati hiç eksik olmazdı.

Zamanında Fatma Hanım'ın onarımını üstlendiği büyük Meydan Çeşmesi'nde başlamıştı Güllü ile Fötr Ali'nin destansı aşkları. Evlilikleri de bu kutsal aşk üzerineydi; her şeyin üstündeydi. Sevdaydı nefesleri, hayattı sevgileri. Genç yaşta yapılan bu evliliğin meyveleri de erken olur; önce Kerîman, sonra Nesîbe, ardından bir aslan parçası Ahmet ve nihayetinde prensesler gibi bir kız daha, Hanife... Sıra sıra tam dört çocuk!

Büyük Bürüngüz'ün ismi büyük olsa da kendisi küçüktü. Bereketli topraklarına, şırıl şırıl akan sularına rağmen geçim zordu Bürüngüz'de. Köyün tüm erkekleri yaşları ve zamanı gelince geçim için, üç kuruş para kazanmak için İstanbul'a giderlerdi. İnşaatlar onların meskenleri, alın terleri, ekmek tekneleriydi. Zaten köyden ya taş ustası çıkardı ya da sıvacı. Fötr Ali de bir yakın arkadaşıyla İstanbul'un yolunu tutar, adet üzere zamanı gelince. Gurbet, ayrılık, hasret... Güllü ve Fötr Ali için hiç alışmadıkları duygulardı. Geride, dünyalar güzeli Güllü'sünü ve dört ciğerparesini bırakıp gitmek ne de zordu Fötr Ali için?

Hem kolay da değildi İstanbul'a gitmek; gidince de epey oralarda kalınması gerekirdi. Eğer bin bir zahmetle didinirlerse, dişleriyle tırnaklarıyla kazınırlarsa, "taşı" altın olurdu İstanbul'un!

Günler, aylar böyle geçmeye başlar. Onunla gidenler ise çoktan dönmeye başlar. Lakin Fötr Ali'den hiçbir haber yoktur! Güllü için hasretlik aşılmaz dağ olur. Haber alamamak ölümden beter olur. Dört yavrusu bile avutamaz; ince hastalıktan beter bu hasretlik acısını, hasretliğin yüreğini kor gibi dağlamasını. Bağrı yana yana tam yedi yıl geçer. Karşılıksız mektuplar kızılcık şerbeti olur; her satırı özlem iken sanki zehir olur.

"Oralar mesken diye niye tutulur?" diye düşünür. Hem köy yerinde, "Kocan İstanbul'da başkasını buldu" diye dedikodular da dolaşmaya başlamıştır artık. Bunlara inanmasa da güzeller güzeli Güllü'nün içine bir ateş daha düşmüştür artık. Bir gece rüyasında kocasını güzel kadınlar arasında pek de keyifli görür. Kan ter içinde uyanır, başından aşağı kaynar sular dökülür.

Çocukluğundan beri çektiği astım nöbetine rağmen, başlar yanık yanık ağıtlar yakmaya, hıçkırıklar içinde içli içli çığırmaya:

YARİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN? Yârim İstanbul’u mesken mi tuttun? Gördün güzelleri beni unuttun, Sılaya dönmeye yemin mi ettin; Gâyrı dayanacak özüm kalmadı, Mektuba yazacak sözüm kalmadı... Yârim sen gideli yedi yıl oldu, Diktiğin fidanlar meyveyle doldu, Seninle gidenler sılaya döndü; Gâyrı dayanacak özüm kalmadı, Mektuba yazacak sözüm kalmadı… Yârimin giydiği ketenden gömlek, Yoğumuş dünyada öksüze gülmek, Gurbet ellerinde kimsesiz ölmek; Gâyrı dayanacak özüm kalmadı, Mektuba yazacak sözüm kalmadı… İğde çiçek açmış dallar götürmez, Dağlar diken olmuş kervân oturmaz, Benim bağrım yufka sitem götürmez; Gâyrı dayanacak özüm kalmadı, Mektuba yazacak sözüm kalmadı... Bu İstanbul nice evleri yıktı, Ayrılık ateşi bağrımı yaktı, Güzel vatanının suyu mu çıktı? Gâyrı dayanacak özüm kalmadı, Komşulara bakacak yüzüm kalmadı... Yârim İstanbul’da selvi, söğütsün, Şeklini unuttum, nasıl yiğitsin, Seninle gidenler oğlan büyütsün, Gâyrı dayanacak özüm kalmadı, Komşuya varacak yüzüm kalmadı. Yöre; Kayseri / Büyük Bürüngüz Derleyen; Ahmet Gazi Ayhan





Türküyü Yıldız Ayhan'dan dinlemek için tıklayınız.


ARKADAŞINIZA GÖNDEREBİLİRSİNİZ :





ŞİİR PARKI