KIYIDAKİ ELMAYA BİR SES

Ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra, Bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra. Hatırla, denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık, Bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra. Bir kıyı ikindisiyle, bir elma öyle kendiliğinden, Büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra. Bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama Elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra. Bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir, Elbet küfelerle, sandıklarla, hüzünlerle ardı sıra. Ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut, Yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına. Ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla, Tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra. Elmanın topraktan süzdüğü, gemilerin denizlerde gezdiği Bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura. Neydi, ne doğruydu, nerden vardık, yakışmıyor konuşmak bize, Öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara. Ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın, Bizim babalarımız neden ölürlerdi, hatırla sıra sıra. Bu söylediğim iyi bir şarkıdır, elle bile hatırlanır, Yani su, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra. Yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar Ama yenilmezler artık buluştukları sıra.

Turgut Uyar (1927 - 1985)


Büyük Saat, S. 390




ŞİİR PARKI