NÂZIM'IN KALBİ

Usandığım zaman gerçeklerin yalanından kaygının küstah baskısından tunç Nâzım'ı anımsarım ve sesini biraz hançeri: "Merhaba kardeşim... Ne o neden suratın asık öyle? Boş ver! Yoksa şiir takıldı mı bir yerde? Gel beraber bitirelim. Para mı yok? Çaresine bakarız dert değil Sevgili mi yok? Aldırma buluruz ... " Oysa asıl kendisinde bir şey var içini yaralayan yüzünün buruşuklarından dehşetle akan: "Hepsi iyi ya şu kalp ağrısı... Adam sen de ağrıyadursun yaşıyoruz ya ... " Bazıları için şiir bir roldür, bir dükkancıktır bazıları için kârdır. Onun gibileri içinse ağrıdır şiir rol değil. Nâzım'ın kalbi de işte ağrıdı durdu böyle. Üzerine titreyen doktoru bir defasında hani pek de güvenmeyerek demişti bana: "Bakın, demişti, Keskin konulardan kaçının ki ağrımasın Nâzım'ın kalbi. .." İlahi doktor! Hastanız gitti. Fayda etmedi çabalarınız. Ama kalbi gizli gizli çarparak devam ediyor ağrımaya ölümünden sonra da İçimdeki acı ağrıyor Ruslar için Türkler için ağrıyor Nâzım gibi mahpusta hür herkes için ağrıyor. Hapishane şefkatiyle yetişen o kalp (ölümden sonra bile) dinlemiyor doktorları, korkak olduğumuz zaman ağrıyor, neme lazım dediğimiz zaman ve kendisi gibi iyilikle cesaretle "Merhaba kardeşim... " diyemediğimiz zaman ağrıyor. Varsın ağrısın kalplerimiz hepsi için yeter ki ağrımasın kalbi Nâzım Hikmet'in.

Yevgeny Yevtushenko ( 1932 - 2017 )

( Rusya )

Çeviri : Lel Starostov

Dünya Şiir Antolojisi 2, S. 637-639





ŞİİR PARKI