ZEYBEKLER

Bir gece mavisinde erimiş dağ, deniz, renk, Gökten iri yıldızlar sarkıyor hevenk hevenk. Altın salkımlarından bağların tütüyor yaz, Gök içinden aydınlık, kırlar içinden beyaz. Çobanlar ateş yakmış karşı dağın üstünde, Telli pullu bir gelin ay çardağın üstünde. Sinide buğulanan kadehler sedef sedef, Cam bilezik kollarda, kınalı ellerde tef. Curaların sesine ses verdikçe yamaçlar, Dallı yemenilerden uçuyor sırma saçlar. İnce beller dönüyor bürümcükler içinde, Ela gözler erimiş mor çürükler içinde. Dönüyor pullu cepken, dönüyor pullu şalvar, Kirpikler arasından bakışlar yalvar yalvar. Ziller şıngırdadıkça parmakların ucunda, Zeybeklerin palalar çakıyor avucunda. Bu masal gecesine vurdukça ay ışığı; Birer destan oluyor yüzlerin kırışığı. Işıl ışıl yanıyor bellerdeki silahlık. Kalbe tatlı bir sızı akıyor ılık ılık. Vurdukça efelerin yere çıplak dizleri, Sarsıntıdan dağların uçuyor benizleri...

Yusuf Ziya Ortaç ( 1895 - 1967 )


Parlamenter Şairler, S. 224-225





ŞİİR PARKI